İnnâ lillâhi ve inna ileyhi râciûn

“Biz Allah için yaratılmışız ve yine O’na döndürüleceğiz.” Biz bu duayı her ölüm haberi duyduğumuzda söyleyeceğiz, çünkü yarın da insanlar bunu bizim için söyleyeceklerdir. Ölmemek ve dünyada ebedî kalmak elimizde değildir, her an ölümü beklemek ve onun için gerekli hazırlığı yapmak vazifemizdir. Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Dünyada garib gibi yahut yolcu gibi ol ve nefsini ölü, kabir halkından bil” buyurmuştur.

Allâhümme innî es’elüke bi hakkı hakkıke ve bi hakkı kibriyâike ve bi hakkı cemâlike ve celâlike ve bi hakkı kibriyâike ve fadlike ve keremike ya kâdie’l-ihsâni yâ sâdıke’l va’dil emîn lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn Allâhümme ecib da’vetî bi hürmeti ismike’lazîm ve bi hürmeti Muhammedin sallallâhü te’âlâ aleyhi ve sellem ve alâ âlihî ve sahbihî ecma’iyn ve’lhamdü lillâhi Rabbi’l âlemiyn ve lâ havle velâ kuvete illâ billâhi’l aliyyil aziym.

Bu duanın ölen kimsenin elli ikinci gecesinde okunması adet olmuştur.

Bismillâhirrahmânirrahıym
Allâhü lâ ilahe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetüv velâ nevm. Lehû mâ fissemâvâti vemâ fil ard. Men zellezî yeşfeu ındehû illâ biiznih. Ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm. Velâ yühıytuune bişey im min ılmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüs semâvâti vel ard. Velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azıym (255) 255.

Allah’tan başka ilâh yok, ancak O! Daima yaşayan, daima duran/tutan daima diri ve kayyum O! Ne gaflet basar O’nu, ne uyku… Göklerdeki ve yerdekiler hep O’nun! Kimin haddine ki O’nundur izni olmaksızın huzurunda şefaat edecek? Onların önlerinde ne var, arkalarında ne var hepsini bilir; onlar ise O’nun dilediği kadarından başka ilm-i ilahîsinden hiçbir şey kavrayamazlar. O’nun kürsîsi bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Her ikisini görüp gözetmek O’na bir ağırlık da vermez. Öyle ulu, öyle büyük azametlidir. Âyet’el-Kürsî’nin Fazileti Âyetel Kürsî, âyetler içerisinde en muazzam bir âyettir. Düşmanın şerrinden kurtulmak ve zamanın fitnelerinden sakınmak için okunacak yegâne bir duadır. Ayrıca bir muradın meydana gelmesi için bir dileğin kabul olması için manevi bir silahtır. Yerde ve gökte olan melekler, bunu okuyanla beraber onlar da okurlar ve kulun muradı istikametinde Cenab-ı Hakka duâ ve niyaz ederler. Hapishanede, çile çekilen yerlerde okunması da tavsiye edilmektedir.

Bismillâhirrahmânirrahıym

Hüvallaahülležii lâ ilahe illâ hû, aalimül ğaybi veş şehâdeh, hüver rahmânür-rahıym (22) Hüvallaahülležii lâ ilahe illâhû, el melikül kuddûsüs-selâmül mü’minül müheyminül aziyzül cebbârul mütekebbir, sübhânellaahi ammâ
yüşriküün (23) Hüvallaahül ĥâlikul bâriül müsavviru lehül esmâül husnâ, yüsebbihu lehüü mâ fis semâvâti vel ard, ve hüvel aziyzül hakiym
(24)

22. O öyle Allah ki O’ndan başka ilah yok! Gaybı da bilir, hazır olanı da. O Rahman’dır, Rahîm’dir. 23. O öyle Allah’tır ki, O’ndan başka tapılacak yoktur. Mülkün sahibidir, mukaddestir, selâmdır, güvenlik verendir, görüp gözetendir, azizdir, zorludur, büyüklükte eşi olmayandır. Allah müşriklerin ortak koştuğu şeylerden münezzehtir. 24. O öyle Allah ki yaratan, var eden, şekil veren O! En güzel isimler (esma-i hüsnâ) O’nundur! Bütün göklerdeki ve yerdekiler O’nu tesbîh ederler. O daima galiptir, hikmet sahibidir.

Âmener-Resûlü’nün Fazileti

Resûlullah, Âmener-Resûlü’yü okumamızı tavsiye buyurmuş ve bunun manevî sevabının sonsuzluğunu belirtmiştir. Kendileri her yatsı namazının arkasında bunu okumuşlar ve bizlerin de okumasını istemişlerdir.
Kim ki Âmene’r-Resûlü’yü okur ve o gece ölürse, hükmen şehidlik sevabıyla âhirete göçer, denilmiştir. Bu bakımdan bunun çok sevabı vardır. İnanarak bunu okumak, her gece yatmadan evvel okumak çok faydalıdır.
Rivayet edildiğine göre Peygamberimiz miraca teşrif ettiği zaman, sûre-i Bakara’nın son iki âyeti bizzat Cenab-ı Hak tarafından kendisine verilmiş ve büyük lütuf olarak Resûlullah’a bağışlanmıştır. Biz de aynı inançla, buna devam ettiğimiz an, Resûlullah’m hem şefâatına mazhar olacak ve hem de âhiretimize ait çeşitli kazançlar elde etmiş olacağız.

Huvallahüllezi’nin Fazileti

Peygamberimiz her sabah namazından sonra Haşr sûresinin sonundaki bu üç âyet-i kerimeyi okurdu. Ümmetinin de okumasını istemiştir. Çünkü bu âyetlerde şümullü mana vardır. Dilekler bunun sayesinde kabul edileceği kuvvetli deliller vardır.

Akşam ve sabah buna devam etmemiz bizim için çok sevap olduğu gibi, işlerimizin de kolaylıkla hallolması bakımından da bizlere çok müjdeler verilmektedir. Resûlulah Efendimiz, bu âyetlerin okunmasında çok büyük fazilet olduğunu bildiriyor ve bizlere devam etmemiz için öğüt veriyor.

Sübhaneke

Sübhâneke Allâhümme ve bihamdike ve tebârekesmüke ve teâlâ ceddüke velâ ilâhe ğayrüke.

“Allah’ım, Seni noksan sıfatlardan uzak kılar ve kemal sıfatlarla
vasıf¬larım. Sana hamdederim. ismin yücedir. Şan
ve şerefin alîdir. Medhu senan barizdir. Senden başka ilâh
yoktur.”

Ettahıyyatü

Ettehıyyâtü lillâhi vessalavâtü vettayyıbâtü esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtühû esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhissâlihıyn eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.

“Bütün tahiyyeler (bedenle yapılan, para ile meydana gelen hayırlar ve ağızla yapılan duaların tümü) Allah içindir, O’nun için yapılmaktadır. Selâm senin üzerinedir ey Nebiyyi muhterem. Rahmet ve bereket de Sanadır. Allah ‘ın selâmı bizim ve salih kullarının üzerine olsun. Şehadet ederim ki Allah‘tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki Muhammed O ‘nun kulu ve Resulüdür.”

Allahümme Salli-Allahümme Barik

Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ êli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhiyme ve alâ êli İbrâhiyme inneke hamiydün meciyd. Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ êli Muhammedin
kemâ bârekte alâ İbrahiyme ve alâ êli İbrâhiyme inneke hamiydün meciyd.

“Allah’ım, İbrahim’in ve onun âl ve evlâdının üzerine rahmet ve bereketini akıttırın gibi, Muhammed ve O’nun âli üzerine rahmet eyle. Zira Sen hem Hamîd ve hem de Mecîd’sin.
(Yani ezelden hamdedilmiş ve yücelmişsin.)”

“Allah’ım, Muhammedi mübarek eyle, onun âlini de mübarek eyle. İbrahim’e ve onun âline ihsan ve ikram ettiğin gibi,
Muhammed’e ve O’nun âline de ikramda bulun Allah’ım.”

Rabbena Atina-Rabbenağfirli

Rabbenâ âtina fiddünyâ haseneten ve fil âĥıreti haseneten ve kınaa ažêbennâr. Rabbenağfirlii ve li vaalideyye ve lil mü’miniyne yevme
yekûmül hısaab.

“Ey Rabbimiz, bize dünyada iyilik ver, âhirette de iyilik ver, bizi cehennem azabından vikaye et.” “Ey Rabbimiz; beni, anamı ve babamı bütün mü’minleri hesap gününde bağışla.”

Kunut Duaları

Allâhümme innâ nestaiynüke ve nestağfiruke ve nestehdiyke ve nü’minü bike ve netûbü ileyke ve netevekkelü aleyke ve nüšnî aleykel ĥayra küllehû neşkürüke velâ nekfüruke ve nahleu ve netrukü men yefcüruke. Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nusallii ve nescüdü ve ileyke nesaa ve nahfidü narcüü rahmeteke ve nahşaa ažâbeke inne ažâbeke bil küffari mülhık.

“Allah’ım, Senden yardım diler, Senden bağışlama diler, Senden hidâyet isteriz. Sana inanır, Sana tevbe eder, Sana güveniriz. Seni bütün hayy ile sena ve zikirde bulunur, nimetlerini
itiraf ile Sana şükrederiz. Seni inkar etmeyiz. Sana isyan edenleri terkederiz, alâkamızı keseriz.”

“Ey Rabbim, biz ancak Sana ibâdet eder ve Senin rızan için namaz kılar ve ancak Sana secde ederiz. Sana durmadan yaklaşmak için çalışırız. Emirlerini sevinçle yapar, rahmetini
umar, azabından da korkarız. Muhakkak ki, Senin azabın kâfirlere ulaşacaktır.”

Allâahümme salli salâaten kâamileten ve sellim selâamen tâaammen alâa seyyidinâa Muhammedinilležii tenhallü bihil ukadü ve tenfericü bihil kürabü ve tukzaa bihil havaaicü ve tünâalü bihir-rağaaaibü ve husnül ĥavâatimi. Ve yüsteskal ğamâamü bi vechihil keriym ve alâa êlihii ve sahbihii fii külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lüümin lek.

“Allah’ım, Peygamberimiz Muhammed’e (s.a.) ve âline mükemmel bir rahmet ver ki, onun sayesinde bizi bütün korku ve öfkelerden kurtarmış olasın. Onunla bizim isteklerimizi yerine getirmiş olasın. Onunla bizi kendi derecelerine yükseltesin. Onunla bizi hayatta ve öldükten sonra bütün hayırlara kavuşturasın.”

Salât-ı Tefriciye veya Salât-ı Nariye diye anılan bu duanın büyük fazileti vardır. Sıkıntılı günlerde okunduğunda, kalplerden gam ve kasaveti giderir, huzura kavuşturur, rızkı artırır, yaşama güçlüklerini yenmeğe güç verir. Böyle durumlar karşısında gece gündüz bu salâtü selâm okunmalıdır. Hangi niyet ve hangi iş için okunursa okunsun, mutlaka tesiri görülecek ve se-zilecektir. Bunda bilginlerimizin ittifakı vardır. Meselâ, bir iş için okunacaksa 4.444 defa okunmalıdır. İşte bu şekilde hatmedilmiş sayılacaktır.

Şifa Ayetleri

Bismillâhir-rahmânir-rahıym.


1. Ve yeşfi sudûra kavmi mü’miniyn
2. Ve şifâün limâ fi’s-sudûri ve hüde’v-ve rahmate’l-lil mü’miniyn.
3. Yaĥrucü min butuunihe şeraabün muhtelifün elvaanühû fiyhi şifâü’l-linnâsi inne fî žâlike le ayete’l-li kavmi’yyetefekkerûn
4. Ve nünezzilü mine’l-kur’âni mâ hüve şifâün ve rahmetün lil mü’miniyn
5. Ve ižâ marıztü fehüve yeşfîni.
6. Kul hüve lilležîne êmenû hüde’v-ve şifâün.


ŞİFA AYETLERİ
(Tevbe, 14) Ve mü’minlerden bir kavmin göğsüne şifa versin.
(Yunus, 57) Kalplerindeki kuşku ve vehim hastalığına şifa ve mü’minler için bir hidayet ve rahmet geldi.
(Nahl, 69) İçlerinden çeşitli renklerde bir içecek peyda olur ki onda insanlara bir şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir kavim için elbet bir ibret vardır.
(İsra, 82) Biz, Kur’an’dan öyle ayetler indiriyoruz ki mü’-minler için bir şifa ve rahmettir.
(Şuara, 80) Hastalansam, O bana şifa verir.
(Fussilet, 44) De ki: “O iman edenler için bir rehber ve şifadır”.

Bismillâhir-rahmânir-rahıym.

Kul eûzü bi kelimâtillâhit tâmmâti. Lâ yücâvizühünne berrün velâ fâcirün min şerri mâ ĥalaka ve žerâe ve berâe, ve min şerri mâ yenzilü minessemâi ve mâ ya’rucü fîhâ ve min şerri mâ žerae fil ardi ve mâ yaĥrücü minhâ, vemin şerri külli tarîkin illâ târîkan yetruku bi ĥayrin yâ Rahmanu.

“Allah’ın bütün olan kelimeleriyle Sana sığınırım, de. Yarattığı mahlûkatın şerrinden, gökten inen, göğe çıkan, yerde dolaşan ve yerden çıkan bütün mahlukatın şerrinden Sana sığınırım Allahım, de. Her uçan ancak hayrınla ve yardımınla uçar ey rahmet sahibi olan.” Bu dûa cin ve peri için okunur. En azından yedi defa okunmalıdır. Bilhassa akşam yatarken okuyup yatmak güzel rüya görmeğe vesiledir. Cinlerden korunmanın yegâne çaresidir.

Çok insan, cin ve perilerin çarpmasına uğruyorlar. Ancak bu duâ vesilesiyle kurtulurlar. Büyüklerimiz tarafından yapılan bu tavsiyelere itikat edilmelidir. Çünkü hepsi tecrübe edilmiştir.

Elif Lam Mim

Bismillâhir-rahmânir-rahıym.
Elif Lâm Mîm (1). Žâlikel kitâbü lâ raybe fiyh. Hüdellil-müttekıyn (2). Elležiyne yü’minûne bilğaybi ve yukıymûnes’salâte ve mimmâ Razeknâhüm yunfikuun (3). Velležiyne yü’minûne bimâ ünzile ileyke ve mâ ünzile min
kablik, ve bil êĥırati hüm yûkınûn (4). Ülâike alâ hüdemmir rabbihim ve ülâike hümül-müflihûn (5). 

MEALİ

1-2. Elif, Lam, Mim. İşte o kitap -bunda şüphe yok korunacaklar için hidayetin ta kendisidir. 3-4. Onlar ki gayba iman edip, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak ederler ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden evvel indirilene… Bunlar ahirete de kesin iman ederler. 5. Bunlar işte rablerinden bir hidayet üzerindedir ve bunlar, işte bunlar o murada eren kurtuluşa erenlerdir!

Hz. Peygamber (sa) şöyle buyurdu:

“Herhangi bir cemaat bir evde toplanıp da Kur’an-ı Kerim’i okur, aralarında muhabbet musafaha mutaala mukabele ederlerse kalpleri sükunet bulur, rahat ederler. Allah’ın rahmeti onları kaplar, melerler onları kuşatır, Allah Teâlâ da onları kendi nezdindekiler arasında zikreder.” (Ebu Hureyre)

Tevbenin Kabulü

Allah, kulunun tevbesini kabul edeceğini Kur’an’da bildirmiştir. Yeter ki, tevbenin şartlarına riayet edilmiş olsun. Nur karanlığa, iyilik kötülüğe, tatlı acıya nasıl zıt ise, isyan ile tâat da öyle birbirlerine zıddırlar. Bir araya içtimâ
etmezler. Din binasının üzerine günah kirleri perde perde yükselirse, insan kolay kolay kendisini gafletten ve o fenalıklardan kurtaramaz. Evet dil “Tevbe ettim” der. Fakat hakiki olarak bütün azalarını günahtan temiz kılmazsa onun tevbe etmesinin hiç bir kıymeti olmaz. Meselâ, çamaşır yıkayan bir insan çamaşırını iyi yıkamaz, güzel parlatmazsa, onun “ben çamaşır yıkadım” demesinin ne kıymeti vardır? İşte böyleleri bu insana benzer, böyle tevbe etmiş oluyor. Bu tevbeye Peygamberimiz “Yalancılar tevbesi” diyor. Cenab-ı Hak tevbe edenleri ve temiz olan kullarım çok sever:
 

“Herhalde Allah, hem çok tevbe edenleri sever, hem çok temizlenenleri sever.” (Bakara, 227) Bu âyet-i kerimeden anlaşıldığına göre Cenab-ı Hak tevbe eden kullarını sever, pişmanlık hisseden ve yaptığının farkına varan kul Allah yanında kıymetli bir kuldur.